h1

Minare Gölgesi

27/04/2013

Engin Ergönültaş’ın yeni çıkan romanı Minare Gölgesi’ni bitirmiş olmanın verdiği hazla bir iki kelam etmek istedim.

Bir kere şunu söylemek isterim ki kitabı okurken kendinizi aslında bir film seyreder gibi hissediyorsunuz. Engin Ergönültaş da sanki yazar değil de yönetmenmiş gibi. İki kişinin konuşurken yüzlerinde gidip gelen kamerayı, yokuş yukarı tırmanan birisinin arkasında bıraktığı izleri takip eden kamerayı, bir kavganın ortasında dönen kamerayı; kısacası Minare Gölgesi bir film olsa, o filmdeki olabilecek tüm kamera hareketlerini tek tek takip edebiliyorsunuz.

Minare Gölgesi

Minare Gölgesi

Ama Minare Gölgesi bir film değil; iyi ki de değil. Çünkü uzun betimlemelerle süslü kitabın hayalgücünüze teslim ettiği bu betimlemeleri sayfalarda değil de ekranda görmek çok büyük bir kayıp olurdu. Haliç’in Zengüle Hacı Mahallesi’nin yaz kış fark etmeyen o iç bunaltıcı basık havası sokak sokak, pencere pencere ve hatta oda oda o kadar net betimleniyor ki, yazarın bu kitap üzerinde beş sene çalışmış olması gayet normal geliyor; zira bu kadar kaliteli bir eser aceleye gelemezdi.

Son zamanların en iyilerinden.

Reklamlar

Sanki Birşey Demek İstiyor Gibisin

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: